overlay

Bilerek Nefes al...

kapak hava kirliliği.jpg


Bilerek nefes al…

Bitlis İl Sağlık Müdürü Dr. Koray OKUR  “Hava Kirliliği” ile İlgili açıklama yaptı.

"Hava, etrafımızı saran gaz karışımıdır. Temiz hava içerisinde yaklaşık olarak %78 azot, %21 oksijen ve %1 oranında da diğer gazlar, toz, su buharı gibi maddeler bulunmaktadır. İnsanoğlunun yaşamını sürdürebilmesi için oksijene ihtiyacı vardır ve oksijeni solunum yoluyla havadan alır. Hava canlılar için vazgeçilmezdir ve havanın kirlenmesi canlıların sağlığını olumsuz etkilemektedir.

Doğal olarak havada bulunmayan maddelerin ya da normalde zararlı olmayan miktarlarda bulunan maddelerin artmasına bağlı olarak canlıların yaşamını, insanların sağlığını olumsuz etkileyen, fiziksel zararlara yol açan ve ekonomik kayıplara neden olan duruma hava kirliliği denir.

Hava kirliliği kanser, cilt hastalıkları, saç dökülmesi, solunum yolu enfeksiyonları gibi ciddi hastalıkların temelidir. Doğadaki tüm canlı varlıklar için önemli bir tehlikedir. Yani sadece insana değil, nefes alan bitkiye de, hayvana da olumsuz etkisi var. Tarımsal alanlar da bu durumdan olumsuz etkilenir. Yağışla birlikte toprağa bulaşan hava kirliliği tarımsal ürünlerle sofralarımıza gelir.Özellikle partikül maddelerin içinde bulunan cıva, kurşun, kadmiyum gibi ağır metaller ile kanserojen kimyasallar sağlık üzerinde önemli tehdit oluşturmaktadır. Bu zehirli ve kanser yapıcı kimyasallar, nemle birleşerek aside dönüşür. Kurum, uçucu kül, benzin ve dizel araç egzoz partikülleri de benzo(a)piren gibi kanser yapıcı maddeler içerdiğinden bunların uzun süre solunması kansere sebep olur." dedi.

Havayı kirletmek geleceği kirletmektir

Çok yönlü kullanım alanına sahip olan doğalgazın, diğer fosil kökenli yakıtlarla karşılaştırıldığında oldukça güvenli bir çevre dostu olduğunu belirten Sağlık Müdürü Okur konuşmasına şöyle devam etti:

              "Dünya Sağlık Örgütü (WHO) hava kirliliğine bağlı ölümlerin  % 40’ı iskemik kalp hastalıkları, %40’ı inme (felç), % 11’i kronik tıkayıcı akciğer hastalığı (KOAH), % 6’sı akciğer kanseri ve % 3’ü çocuklardaki akut alt solunum yolu enfeksiyonlarına bağlı olduğunu bildirmektedir .Kirli hava kronik bronşit ve alevlenme, astım, akciğer kanseri, alt solunum yolu enfeksiyonları, karbon monoksit zehirlenmesi, katarakt, verem, pnömokonyoz, Alzheimer, çocuklarda ise alt solunum yolları enfeksiyonları, akciğer kapasitesinde azalma ve düşük doğum ağırlıklı doğumlara yol açmaktadır.

Evlerde ısınma amacıyla kömür, odun, kuru bitki kök ve dalları ve tezek yakılmasının neden olduğu ev içi hava kirliliğine bağlı olarak dünyada her yıl 4.3 milyon kişi hayatını kaybetmektedir. Kadınlar ve çocuklar ev içi hava kirliliğinden daha çok etkilenmektedirler. Çocukların etkilenimi anne karnında başlamakta, bu durum akciğer gelişimini bozmakta, sık solunum yolu enfeksiyonlarına, astım ve alerjik hastalıklara ve hatta otizme yol açmaktadır. Kadınlarda ev içi hava kirliliği sigara kullanılmadığında bile kronik obstrüktif akciğer hastalığı, astım, alt solunum yolu enfeksiyonları, karbon monoksit zehirlenmesi, ve akciğer kanserine neden olmaktadır. İç ortam hava kirliliği, önlenebilir risk faktörleri içinde 10. sıradadır. Özellikle güneş görmeyen, dar, kapalı ve iyi havalandırılmayan alanlar hava kirliliğinin yoğun olduğu alanlardır."dedi.

                 Kişisel olarak hava kirliliğinden olabildiğince az etkilenmek için alabileceğimiz önlemler konusuna da değinen Okur konuşmasına şöyle devam etti: "Hava kirliliğinden sağlımızı ve çevreyi korumak için şunlara dikkat etmeliyiz.

  • Sorunu toplumsallaştırmak ve temiz hava ihtiyacını vazgeçilmez bir talep olarak gündemde tutmak gerekiyor.
  • Konutlarda ısınma için yüksek kalorili, kaliteli kömürler kullanılması, en az yılda bir kez baca temizliğinin profesyonel kişilerce yapılması, soba borularının sıklıkla temizletilmesi, havalandırmanın düzenli olarak yapılması,
  • Kömür kullanmak zorunda kalanlar aldıkları kömürün analizini talep edebilirler. Isıl değeri yüksek, kükürt oranı düşük kömürler tercih edilmeli.
  • Kullanılan sobaların yakıt türüne uygun kalite belgeli olmasına dikkat edilmesi,
  • Doğalgaz kullanımının yaygınlaştırılması, yeni  yerleşim yerlerinde merkezi ısıtma sistemleri kullanılması,
  • Kalorifer ve doğalgaz kazanlarının periyodik olarak bakımının yapılması,
  • Site ve apartman yönetimleri tarafından kalorifercilerin ateşçi kurslarına katılımının sağlanması,
  • Evlerde ve iş yerlerinde enerji verimliliği ve ısı yalıtımı gibi konuları hayata geçirmeliyiz.
  • Sağlıklı ve hareketli yaşamın desteklenmesi amacıyla kısa mesafelerin yürünmesi ,  mümkün olduğunca bisiklet ve toplu taşıma araçlarının kullanımını yaygınlaştırılmalıyız.
  • Ayrıca Sigara dumanının kapalı ortamdaki hava kirliliğine yol açan en önemli önlenebilir neden olduğunu ve bu yüzden tedbir almalıyız.
  • Çocuk, yaşlı, hasta ve hamilelerin  hava kirliliğinin yoğun olduğu saatlerde sokağa çıkmamasına dikkat etmeliyiz.